Ana Sayfa > Sağlık

BEL FITIĞI AMELİYATI RİSKLİ MİDİR?
20 Haziran 2015
Bu haber 2780 kez okundu
Çorum Özel Elitpark Hastanesi Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Duyar, bel fıtığı ameliyatı hakkında bilinmeyenleri açıkladı.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%

Özel Elitpark Hastanesi Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Duyar, bel fıtığı ameliyatı hakkında bilinmeyenleri açıkladı. Bazı hastaların şiddetli ağrı nedeniyle oturup kalkamaz, çalışamaz, uyuyamaz, günlük temel ihtiyaçlarını gideremez halde olduğunu dile getiren Duyar, “Yaşam kaliteleri anlamlı derecede azalmıştır. Bir kısım hastada ise sorun sadece bel, kalça ve bacakta ağrı ve uyuşma değil, daha da önemlisi bacak ve ayak kaslarındaki güçsüzlük ya da idrar ve dışkı yapamamak da olabilir. Bel fıtığı nedeniyle sıkışmış ve ezilmiş olan sinir kökü üzerinde gelişen ödem, bacağa, ayağa, mesaneye giden kaslarda değişik derecelerde felçler gelişmesine neden olabilir” dedi.
Duyar açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Bir kısmının ağrısı yeni başlamıştır ve ilk kez muayene olmak için gelmişlerdir, bir kısmı ise daha önce doktorlara başvurmuş, filmleri çekilmiş, ilaç ya da fizik tedavisi görmüşlerdir. Bir kısmı ise Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı tarafından daha önce muayene edilmiş ve kendilerine bel fıtığı ameliyatı olmaları önerilmiştir.
Ya doktor ameliyat derse ne yaparım, ameliyat olursam sakat kalır mıyım?
Hayatıma normal bir şekilde devam edebilir miyim ?
Ameliyat olursam tekrar çalışabilir miyim, işimi kaybeder miyim?
Bu ameliyat için çok riskli diyorlar umarım ameliyat gerekmez.
Doktor gerekli dese de mahalledekiler, komşular dediler ki sakın olma!
İş yerinde bir arkadaşın bir tanıdığı ameliyat olmuş sakat kalmış……..
Biçiminde soru işaretleri ile dolu zihinler, kafa karışıklıkları, tedirgin yüz ifadeleri, bazen daha önce başvurdukları hekimlere güvensizlik duygusu ile her gün defalarca karşı karşıya gelmekteyim.
Bazı hastalar şiddetli ağrı nedeniyle oturup kalkamaz, çalışamaz, uyuyamaz, günlük temel ihtiyaçlarını gideremez haldedirler. Yaşam kaliteleri anlamlı derecede azalmıştır.
Bir kısım hastada ise sorun sadece bel, kalça ve bacakta ağrı ve uyuşma değil, daha da önemlisi bacak ve ayak kaslarındaki güçsüzlük ya da idrar ve dışkı yapamamak da olabilir.
Bel fıtığı nedeniyle sıkışmış ve ezilmiş olan sinir kökü üzerinde gelişen ödem, bacağa, ayağa, mesaneye giden kaslarda değişik derecelerde felçler gelişmesine neden olabilir.
Bel fıtığıhastalarının çok az bir kısmı, yaklaşık olarak % 5’i gerçekten ameliyat ile tedaviye ihtiyaç duyarlar. %95 oranındaki bir hasta grubu ise, ilk aşama tedavisi olan ilaç tedavisi, istirahat ve fizik tedavisinden fayda görürler. Ayağında kuvvet kaybı olan, idrar ya da dışkı yapmakta sıkıntı çeken ve birinci aşama tedavilerinden yeterince fayda görmeyen hastalar için ameliyat doğru ve gerekli bir tedavi yöntemidir.
Yukarıda da belirttiğim gibi, sadece % 5 civarında olan çok az bir hasta grubu ameliyata ihtiyaç duyar. Bu hastalar ya sözünü ettiğimiz birinci aşama tedavilerine rağmen ağrılarında yeterince azalma olmamış, ağrı nedeniyle yaşam kaliteleri bozulmuş olan hastalardır, ya da bacak ve ayaklarında kısmi de olsa kuvvet kaybı olan hatta oldukça ender de olsa daha da ilerisi, idrar ve dışkı yapmakta da zorluk çeken hastalardır. Tıp dilinde ‘cauda equina sendromu’ dediğimiz bu durumda hastaların sadece bacak kasları değil, idrar ve dışkıyı da kontrol eden mesane ve diğer kaslar da çalışmakta güçlük çekmektedir.

GELELİM AMELİYAT KONUSUNA. BEL FITIĞI AMELİYATI GERÇEKTEN RİSKLİ MİDİR, ZOR BİR AMELİYAT MIDIR, HASTALARI AMELİYATTAN SONRA ZOR VE SIKINTILI GÜNLER BEKLEMEKTE MİDİR?
Öncelikle her cerrahi işlemin bir riski vardır. Kalçadan iğne yaptırmak da riskli olabilir, tırnak çektirmek ya da bademcik ameliyatı olmak da risk taşıyabilir. Caddede karşıdan karşıya geçmenin de, uçakla İstanbul’dan Ankara’ya gitmenin de riskleri az da olsa her zaman vardır. Eczaneden satın aldığımız her ilacın içinde bulunan prospektüs adını verdiğimiz minicik yazılarla dolu kağıtta en masum ilacın bile ne tür yan etkilerinin olabileceği, riskleri açıkça belirtilmektedir.
Tıpta risksiz hiçbir teşhis ve tedavi yöntemi neredeyse yoktur. Önemli olan riskin ne olduğunu, nereden kaynaklandığını ve ne ölçüde olduğunu doğru şekilde tanımlamak, gerekli önlemleri almak ve hastayı doğru biçimde bilgilendirmektir. Risk ne ölçüdedir, nasıl bir risktir, sonuçları ne olabilir? Alınabilir, kontrol edilebilir bir riskle mi karşı karşıyayız yoksa kesinlikle alınmaması gereken bir risk mi vardır ortada? Sizin için az riskli bir ameliyat anneniz için riskli olabilir çünkü kalp ya da şeker hastalığı vardır ve bu rahatsızlığı ameliyat sırasında ya da ertesinde bazı sorunlara yol açabilir.
Genel anlamda bir bel fıtığı ameliyatı, tıp diliyle söylemek gerekirse ‘diskektomi’ (mikrocerrahi,makrocerrahi)operasyonu, bacağa uzanan siyatik siniri köküne omurgadan çıktığı noktada baskı yaparak ağrıya neden olan yıpranmış ve fıtıklaşmış disk eklemi parçasını çıkartmak ve sıkışmış olan sinir kökünü rahatlatmak amacını taşır. Ameliyat bir baskı giderme, tıp diliyle söylemek gerekirse bir ‘dekompresyon’ operasyonudur.
Siyatik ağrısı ve omurga kanalı darlığı, tıp dilinde ‘spinal stenoz’ için yapılan omurga ameliyatı bel ağrısından çok, bacak ağrısını geçirmeyi hedefler fakat belde başka eklemlerde sorun yoksa hem bacak, hem de bel ağrısı düzelir.
Ameliyat genel anestezi altında yapılabileceği gibi, sadece bel bölgesi ve daha alt kısmın uyuşturulması olan spinal ya da epidural anestezi ile de yapılabilir.
Ameliyattan birkaç saat sonra hastalar yürüyebilir, tuvalete gidebilir, oturabilir, merdiven inip çıkabilirler ve evlerine dönebilirler. Gerekirse hasta ameliyattan sonra bir gece hastanede kalabilir. Masa başı çalışanlar birkaç gün sonra, ağır iş yapanlar ise bir hafta on gün sonra işlerine başlayabilirler.
Hastanın genel durumu ile ve anestezi ile ilgili riskleri bir yana bırakırsak, bizzat bel fıtığı ameliyatı ile ilgili olası risk ve komplikasyonları aşağıda sıralayabiliriz.
Ameliyatın hemen ertesinde ağrıları kaybolan hastaların bir kısmı bacaklarında hafif de olsa bir süre devam eden uyuşmalarını dile getirirler. Uyuşukluk ve güçsüzlük belirtileri ameliyattan sonra da belli bir süre devam edebilir.
Bazı hastalar ameliyat olmadan önce ayak ve bacaklarında gelişen güç kayıpları, felçler ile başvururlar. Bu durumda ameliyat ne kadar erken yapılır, sinir kökü üzerindeki baskı ne kadar erken kaldırılırsa bacaktaki güçsüzlüğün düzelme ihtimali o kadar yüksektir. Ameliyattan önce bacakta güçsüzlük varsa ve bu güçsüzlük ameliyattan sonra birkaç gün içinde kaybolmazsa bacak kaslarını çalıştırmak için fizik tedavi uzmanları tarafından kasları çalıştırmak amacıyla egzersizler ve reedükasyon adını verdiğimiz bir ek tedavi süreci gerekebilir.
Bel fıtığı ameliyatı geçiren hastaların ameliyat ertesindeki 10 senede yaklaşık % 2 ile % 7 arasında aynı yerden tekrar fıtıklaşma riskleri vardır. Tekrar fıtıklaşma riski cerrahi teknik, hastanın kilosu ve yaşam biçimi gibi birçok faktörle yakından ilgilidir.
Yaşlı hastaların, kalp hastalığı benzeri özel risk faktörleri olabilir. Warfarin (Coumadin), aspirin veya Clopidogrel (Plavix) gibi kan sulandırıcı ilaçlar kanama riskini arttırır: doktorunuzu bu konularda bilgilendirmelisiniz.
Diyabetik hastaların genel anlamda biraz daha fazla enfeksiyon riski vardır ve diyabetik hastalardaki sinir iyileşmesi diğer hastalara göre daha yavaş ve az olabilir.
Doğru seçilmiş hastalarda bel fıtığı ameliyatının başarı oranı % 90 ile % 95 arasındadır.
%5 oranındaki hasta ameliyattan yeterince fayda görmeyebilir. Bu hastalarda cerrahiden fayda görmelerine engel olacak, sinir dokusunun iyileşmesini engelleyecek olumsuz bir tıbbi durum büyük olasılıkla vardır (diyabet ya da ciddi sinir hasarı bulunan hastalar ).

FELÇ KALIR MIYIM ? SİNİR HASARI OLUR MU ?
Ağrıya neden olan siyatik siniri, hasta doktora başvurmadan önce de fıtığın baskısı nedeniyle hasar görmüş olabilir. Sinir kökü üzerindeki baskı önce ödem adını verdiğimiz bir tahriş oluşturur, eğer bu tahriş devam ederse ve sinir üzerindeki baskı kaldırılmazsa ağrıların yanında kas güçsüzlüğüne neden olabilecek bir sinir hasarı da eklenebilir. Bazı durumlarda, teknik olarak başarılı bir ameliyat yapılmış olsa da, sinir kökü üzerinde ameliyat öncesi gerçekleşen hasar kalıcı olabilir.
EMG incelemesi, ameliyat öncesinde sinirlerin normal çalışıp çalışmadığını, sinir kökünde fıtık nedeniyle gelişen bir hasar olup olmadığını, fıtığın baskısının hangi seviyede, sinirin hangi kökünde olduğunu saptamak amacı ile yapılan ve gerektiğinde ameliyat öncesinde cerraha çok değerli bilgiler verebilen bir incelemedir.
Ameliyat sırasında gelişebilecek sinir hasarları da az da olsa mümkündür. Cerrah sinir dokusunun altında bulunan fıtık parçalarını çıkartmaya çalışırken sinir gerilebilir ve hasar görebilir. Sinir doğrudan cerrahi sırasında yapılacak kontrolsüz bir işlem sonucunda veya kanama kontrolü için gereken bası etkisinden de zarar görebilir. Sinir kökü hasarını takip eden belirtiler, belli kasların ameliyat öncesinde var olmayan kuvvetsizliği, his kaybı, mesane ve barsak fonksiyon bozukluklarından, basit uyuşmalara kadar değişebilir.
Bel fıtığı ameliyatlarında mikroskop kullanmak, diğer adıyla mikrocerrahi yöntemini uygulamak, ameliyat bölgesini yaklaşık 30 – 40 kat büyüterek ve kuvvetli bir ışık kaynağı ile çok daha aydınlık olarak görmeyi sağlar. Mikrocerrahi yöntemi cerraha ameliyat bölgesine çok daha hakim olma avantajını sağlayarak sinir dokusunun korunması için gerekli özenin gösterilmesine önemli derecede yardımcı olur ve tecrübeli cerrahların ellerinde zaten oldukça az olan sinir hasarı riskini anlamlı derecede azaltır.

DAMAR HASARI VE KANAMA
Bel fıtığıameliyatlarında sıradışı durumlar dışında çok önemli bir kanama riski yoktur. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda kanama riski daha yüksektir. Gelişebilecek küçük damar kanamaları, bu damarların koter adlı alet ile yakılması ve kanamayı engelleyip pıhtı oluşumunu sağlayan özel maddeler ile kolayca kontrol edilebilir.
Hayati tehlike oluşturabilecek büyük damar yaralanmaları, yaklaşık 10 000 ameliyatta 1 görülür. Bu risk cerrahi teknik ile de bağlantılıdır.

ENFEKSİYON
Omurga ameliyatlarının %2-4'ü arasında yüzeysel cilt enfeksiyonları oluşabilir. Diyabetik hastalarda, kortizon alan hastalarda veya bağışıklık sistemi zayıflamış hastalarda enfeksiyon riski artar.
Derin omurga enfeksiyonları, disk ekleminin enfeksiyonu, tıp diliyle ‘diskitis’ daha ciddidir fakat çok daha nadirdir. Bilimsel yayınlara göre vakaların yaklaşık %1'inde (veya daha az) derin omurga enfeksiyonu oluşur. Benim hasta grubumda bu orann çok daha az olmasına rağmen bu sorun cerrahtan çok ameliyathane koşulları ile ilgilidir. Enfeksiyon riskini azaltmak için genelde ameliyat esnasında antibiyotikler verilir ve ameliyatlar ultra temiz hava akımlı salonlarda yapılır. Eğer derin enfeksiyon gelişirse omurgayı temizlemek ve iltihabı kurutmak için tekrar ameliyat ya da uzun süre yatak istirahati ve yaygın antibiyotik uygulaması gerekebilir.

BEYİN OMURİLİK SIVISI SIZINTISI
Ameliyat sırasında omurilik ve sinirleri saran dura isimli zarda bir açıklık oluşabilir. Bu zarda herhangi bir sebeple delinme, yırtılma gerçekleşirse omurga kanalındaki sıvı bu delikten dışarı akacaktır. Daha önce aynı bölgeden ameliyat geçirmiş ve sinir kökü çevresinin normal anatomisi bozulmuş, sinir kökü ve çevresinde tıp dilinde fibröz doku dediğimiz bir tür yapıştırıcı, doğal tamir dokusu sinir kökünü ve dura adını verdiğimiz zarı sıkı bir şekilde sarmışsa zarın zedelenme riski daha fazladır. Ayrıca zar yaralanması fıtığın veya kemiğin, zara çok yapışık olması sonucunda da oluşabilir. Zar yaralanmaları ilk kez ameliyat geçiren hastaların %3'ünde oluşur. Dekompresif cerrahi dediğimiz omurga kanalı darlığı ameliyatlarında bu oran daha sıktır, vakaların %8'inde görülebilir.
Tekrar ve revizyon ameliyatlarının, ilk ameliyatlara göre daha yüksek komplikasyon riski vardır.
Zardaki delik çoğunlukla dikişler ve yamalarla onarılır ve hiçbir hasar bırakmaz. Bazen kendiliğinden iyileşmeye bırakmak daha güvenlidir. Bazen cerrah sıvıyı aktarmak için bir dren koyacaktır. Çoğunlukla sıvı sızıntısı birkaç gün içinde kurur ve uzun dönem etkisi olmaz. Bazen de önlemlere rağmen omurilik sıvısı yaradan dışarı akacaktır. Bu bir enfeksiyon ve menenjit riski taşır ve durumu düzeltmek için tekrar ameliyat gerekebilir.

GEÇ DÖNEM NEDBE OLUŞUMU
Nedbe oluşumu, vücudun yaralanmaya veya cerrahi işlemlere doğal bir tamir cevabıdır. Cildimizdeki herhangi bir kesi, ameliyat, yaralanma, sonucu bu noktada iyileşme ertesinde dışarıdan da belli olan bir iz kalır. Bu iz vücudun doğal tamir ve yapıştırıcı dokusu olan fibröz doku adını verdiğimiz dokunun izidir. Sinirlerin bulunduğu alanın oldukça dar olduğu omurga kanalında cerrahi sonrası böyle bir nedbe dokusunun vücut tarafından olması gereğinden daha fazla miktarda üretilmesi, nedbe dokusunun sinir köküne baskı yaparak tıpkı bir fıtığın baskısı benzeri şikayetlere, özellikle de ağrıya yol açabilir. Aşırı nedbe oluşumu vakalarında, ameliyat ile bu baskının kaldırılması gerekli olabilir.
Nedbe oluşumu cerrahın tecrübesi ya da ameliyat tekniğinden çok vücudun bağışıklık sisteminin özellikleri ile ilgilidir. Son yıllarda nedbe oluşumuna engel olmak amacıyla bazı özellikli ürünler ameliyat esnasında kullanılmaya başlanmıştır.

İNSTABİLİTE
Omurgamız, vücudumuzda tıpkı bir binanın taşıyıcı kolonlarının gördüğü görevi üstlenir. Omurganın arka kısmında bulunan yapılar, özellikle faset eklemler dediğimiz eklemler, omurganın bütünlüğü, dengesi ve stabilitesi için çok önemlidir. Eğer bu yapılar geniş bir bası giderici uygulamada gereğinden fazla çıkartılmak zorunda kalınırsa, omurgada instabilite dediğimiz bir denge sorunu, kemiklerin birbirleri üzerinde anormal hareketlilik ve kaymalar gelişebilir. Bu durum genellikle ağrılıdır ve ameliyat sırasında ya da ikinci bir ameliyatla ek stabilizasyon ve füzyon, halk arasındaki deyimle bele platin yerleştirerek omurganın dengesini sağlamlaştırmak gerekebilir.

YANLIŞ SEVİYEYE YAPILAN AMELİYAT
Omurganın, neredeyse birbirinin aynı olan pek çok disk eklemi ve omuru vardır. Cerrah, ameliyat sırasında omurganın doğru yerini ameliyat ettiğini kontrol etmek için sıklıkla röntgen kullanacaktır. Hastaya doğru girişim yapılabilsin diye pek çok güvenlik tedbirleri alınmış olmasına rağmen, yanlış seviye ameliyatı yapılabilir. Doğru seviyeye ya aynı seansta ya da ikinci bir girişimle tekrar yaklaşılması gerekebilir. Doğuştan gelen bazı bel kemiği – kuyruk sokumu kemiği eklemi kaynamaları dışında gerekli önlemler alındığında yanlış seviye ameliyatı yok denecek kadar azdır. Bu riskin ortadan kaldırılması için ameliyathanede ameliyata başlarken ve gerekirse ameliyat sırasında da kullanılabilecek, fluoroskopi adını verdiğimiz özel bir röntgen aletinin mutlaka bulunması ve aletin görüntülerinin yeterince kaliteli olması gerekmektedir.

SONUÇ
Görüldüğü gibi, doğum bazen sancılı olabiliyor, yeter ki bebek sağlıklı olsun. Bel fıtığı ameliyatında gereksiz risklerden kaçınmak için öncelikle tıbbi kurallara dikkatli ve ilkeli bir biçimde uyularak, bu ameliyatın tıbben yapılmasının gerekli olduğu, yaklaşık % 5 lik dar bir gruba giren bel fıtığı hastalarına bu ameliyatı önermek gerekir.
Doğru seçilmiş hastalarda başarı oranı doğal olarak çok yüksektir.



Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer Sağlık Haberleri

Başlık Tarih
 
Çorum'a 160 sağlık kadrosu04 Ocak 2018
Çorum'da ilk defa ESD işlemi yapıldı13 Aralık 2017
Yeni hastanenin gassal ihtiyacı giderilecek05 Kasım 2017
Ömer Sobacı Sağlık Müdürlüğü'ne getirildi24 Ekim 2017
Yeni hastane kadameli olarak taşınacak17 Mayıs 2017
Yeni hastane göz kamaştırıyor07 Nisan 2017
Çorum sağlıkta ilklere imza atmaya devam ediyor16 Mart 2017
Çorum'a 18 doktor daha atanıyor08 Mart 2017
Çorum'da radon gazı ölçümleri tamamlandı06 Mart 2017
Eczacılardan Organ Bağışına Destek05 Mart 2017
800 yataklı Eğitim Araştırma Hastanesi tamamlandı21 Şubat 2017
Eczacılar Çalıştayı Çorum’da Yapılacak07 Şubat 2017
Kemoterapi Hastalarına Müzik Eşliğinde Tedavi06 Şubat 2017
Hastalar için “Whatsapp Şikayet Hattı”oluşturuldu27 Ocak 2017
Ekg Testleri Kol Saatlerinden Takip Edilecek13 Ocak 2017
16 Bin Personel Alınacak02 Ocak 2017
Sağlık Kompleksinin İnşaatına Başlandı02 Ocak 2017
Yeni Hastane Kabul Aşamasında27 Aralık 2016
Çorum’da Retina Ameliyatı Yapılmaya Başlandı05 Aralık 2016
“Diyabet Hastalarının Yüzde 80’i Fazla Kilolu”14 Kasım 2016
Hastane Şaşırtmaya Devam Ediyor02 Kasım 2016
Çorum'da bir ilk daha gerçekleşti28 Eylül 2016
Göğüs Hastanesi'nde nefes kesen tatbikat27 Eylül 2016
Çorum'a 12 doktor atandı27 Eylül 2016
Lisans Tamamlamayla İlgili Sorunlar Yök’te22 Eylül 2016
Çorum’da Başarılı Bir Ameliyat Daha01 Eylül 2016
Meme Hastalıkları Polikliniği Hasta Kabulüne Başladı18 Ağustos 2016
Rektörden Eğitim ve Araştırma Hastanesine Ziyaret11 Ağustos 2016
Acil’de Otomosyon krizi!02 Ocak 2016
"YENİLİKLERE AÇIĞIZ"12 Kasım 2015
Anne adayları dikkkat03 Kasım 2015
“100 BİN KİŞİ ORGAN NAKLİ BEKLİYOR” 03 Kasım 2015
SAĞLIĞIMIZ MASAYA YATIRILDI06 Ağustos 2015
BAKANLIK’TAN ÇORUM’A AT ETİ AÇIKLAMASI25 Temmuz 2015
BIRAKMAK İSTİYORSANIZ O BİTKİ ARTIK ÇORUM'DA25 Temmuz 2015
RAPOR YANLIŞ YAZILMIŞ24 Temmuz 2015
ÇORUM'DAN O FİRMA KARA LİSTEDE23 Temmuz 2015
ANTİBİYOTİKTE TÜRKİYE’DE 58., KARADENİZ 3.’YÜZ 23 Temmuz 2015
ÇÖLYAK HASTALARI İÇİN YENİ FORMÜL22 Temmuz 2015
CESUR'UN HİKAYESİ AĞLATTI27 Haziran 2015
JİNEKOLOJİK ONKOLOJİ AMELİYATLARI ARTIK ÇORUM'DA26 Haziran 2015
PSİKİYATRİDE EKT DÖNEMİ17 Haziran 2015
ÇELTİKÖZÜ, SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN YÜRÜDÜ11 Haziran 2015
BURUN TIKANIKLIĞINA KESİN ÇÖZÜM10 Haziran 2015
KALP-DAMAR CERRAHİSİ BAŞARIYA DOYMUYOR09 Haziran 2015
ÇORUM’DA KORKUNÇ GERÇEK04 Haziran 2015
SİGARA VE GAZLI İÇECEKLER ALKOLLÜ01 Haziran 2015
ŞİFA İÇİN HİNDİSTAN’DAN ÇORUM’A GELDİ30 Mayıs 2015
MİDE KANSERİ TÜRKİYE'DE DAHA FAZLA18 Mayıs 2015
KÖYLÜLER, SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN YÜRÜDÜ15 Mayıs 2015
“HER İKİ ECZACIDAN BİRİ ZOR DURUMDA” 14 Mayıs 2015
ÇORUM'DA 1 MİLYON 340 BİN 549 HASTAYA BAKILDI28 Nisan 2015
MEME KANSERİ ANLATILACAK27 Nisan 2015
ORGAN BAĞIŞIYLA, HAYATA TUTUNDULAR16 Nisan 2015
BAHAR ALERJİSİNE DİKKAT14 Nisan 2015
“DOMUZ GRİBİNDE ALARM YOK”08 Nisan 2015
KANSER HAFTASI, TARAMA İLE BAŞLADI03 Nisan 2015
İŞTE, ÇORUM'DAKİ EN ÇOK ÖLÜM NEDENİ30 Mart 2015
ÖĞRENCİLERE GİRİŞİMCİLİK ANLATILDI24 Mart 2015
TUZ TÜKETİMİNİ AZALTIN19 Mart 2015
35 ambulans şoförü alınacak19 Mart 2015
SAĞLIKLI BİR UYKU VAZGEÇİLMEZ OLMALI12 Mart 2015
BÖBREK HASTALIĞI SİNSİ SEYREDER 12 Mart 2015
VALİLİK’TE ‘KENE’ MASAYA YATIRILDI23 Şubat 2015
ÇORUM’DA PSİKİYATRİSTLER BİR ARAYA GELDİ22 Şubat 2015
Hitit, genel cerrahide çıtayı yükseltti 17 Şubat 2015
KANSERİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİLER05 Şubat 2015
KIŞIN CİLDİ KORUMANIN PÜF NOKTALARI20 Ocak 2015
ÇORUM KALP-DAMAR DA ÇITAYI YÜKSELTTİ19 Ocak 2015
BADEMCİK AMELİYATININ TAM ZAMANI19 Ocak 2015
BEYNİN GİZLİ SIRLARI!11 Ocak 2015
ÇORUM'DA HASTA VE DOKTOR MAİLLE HABERLEŞECEK24 Aralık 2014
Sağlık yatırımlarını değerlendirdiler24 Aralık 2014
Şahiner, sakatatçıları denetledi22 Aralık 2014
ÇORUM’DA KANSER RİSKİ!12 Aralık 2014
VATANDAŞ SOLUĞU KAYİŞOĞLU’NDA ALIYOR12 Aralık 2014
Ambalajlı sulara izin şartı12 Aralık 2014
BU GÖRÜNTÜ KORKUTUYOR10 Aralık 2014
SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN 10 BİN ADIM07 Aralık 2014
FELÇ KADERİNİZ OLMASIN!06 Aralık 2014
‘MANDA SÜTÜ BRONŞİTE İYİ GELİYOR28 Kasım 2014
ÇALIŞKAN ENFEKSİYONA KARŞI UYARDI23 Kasım 2014
ÇAĞIN SİNSİ HASTALIĞI KOAH!16 Kasım 2014
CERİT ŞEKER HASTALIĞINA DİKKAT ÇEKTİ08 Kasım 2014
SAĞLIK BAKANLIĞI BİLE TAKDİR ETTİ06 Kasım 2014
Sungurlu'ya 3 uzman doktor atandı05 Kasım 2014
SAĞLIK İÇİN YÜRÜDÜLER03 Kasım 2014
ÇORUMLULAR BU HABERE DİKKAT!03 Kasım 2014
Havayı kirletene ceza23 Ekim 2014
Yücel’den ‘İyotlu tuz’ önerisi21 Ekim 2014
AKILCI İLAÇ KULLANIMI PROJESİ GELİYOR17 Ekim 2014
Göz kliniği son teknoloji cihazlarla donatıldı28 Ağustos 2014
Hastane inşaatı biraz yavaşladı21 Ağustos 2014
“Çorum, KVC merkezi olacak”21 Ağustos 2014
ÇOCUK SAHİBİ OLAMAYAN AİLELERE MÜJDE27 Temmuz 2014
ÇORUM'DA İLK KEZ YAPILDI16 Temmuz 2014
SAĞLIKCILARA KENE EĞİTİMİ12 Temmuz 2014
“Sağlıkta hak ettiğimiz yere ulaşacağız”08 Temmuz 2014
FACEBOOK İLE DİYABETE ÇARE BULDU28 Haziran 2014
Hitit Hastanesi’nde bir ilk daha 24 Haziran 2014
ÇORUM’DA MANTAR ALARMI!19 Haziran 2014
Gülabibey’e Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği12 Mayıs 2014
Çorum’a 7 diş tabibi ve 4 eczacı atandı15 Nisan 2014
Sağlıkçılar Ata’nın huzurunda 14 Mart 2014
Kafkas, 112 konusunda duyarlılık bekledi12 Mart 2014
Alaca Devlet Hastanesi açıldı07 Mart 2014
Çorum'da doktor balıklar şifa dağıtıyor06 Mart 2014
ÇORUM'A DEV YATIRIM06 Mart 2014
Sağlık sorunları masaya yatırıldı06 Mart 2014
Hastane temelini bakan Mevlütoğlu atacak05 Mart 2014
Elitpark başarılarına bir yenisini daha ekledi05 Mart 2014
Dikkat, keneler uyandı21 Şubat 2014
Yanığa soğuk su tutmak...06 Şubat 2014
‘Ekmek düşmanımız değil’02 Şubat 2014
Çalışanlara hijyen eğitimi zorunluluğu28 Ocak 2014
Çorum'a tek kalemde en büyük yatırım19 Ocak 2014
‘Soğuk hava, romatizmal hastalıkları tetikliyor’14 Ocak 2014
“Hedefimiz veremsiz bir Türkiye”06 Ocak 2014
Hitit Araştırma Hastanesi’nde bir ilk daha 30 Aralık 2013
Platin: Hemşirelik çok önemli bir potansiyeldir18 Aralık 2013
Meme Hastalıkları Polikliniği hizmete başladı04 Aralık 2013
Hükümlülere gönüllü kan bağışı anlatıldı 05 Kasım 2013
Çorum’da 11 kızamık vakası tespit edildi09 Ekim 2013
‘Sağlıkta muazzam bir gelişme kaydettik’30 Eylül 2013
Çorum bölgesinde söz sahibi olacak27 Eylül 2013
Sağlık çalışanları için emsal karar24 Eylül 2013
Alzheimer hastalığı, kısaca unutkanlıktır20 Eylül 2013
Hitit’ten bir ilk daha19 Eylül 2013
Pirinç sezonuna kurbanlı açılış 12 Eylül 2013
İnfertilite kliniğinin, ilk bebeği dünyaya geldi12 Eylül 2013
İlçelere uzman hekim görevlendirilecek 22 Ağustos 2013
KBB uzmanı, Elverici Elitpark’ta22 Ağustos 2013
Sağlıkta bir ilk daha20 Ağustos 2013
Çorum, asbest riski altında15 Ağustos 2013
KENE İLE BİYOLOJİK MÜCADELE28 Temmuz 2013
AÇLIK VE MİDE RAHATSIZLIKLARINA KARŞI LEBLEBİ17 Temmuz 2013
Gülşen Duman da Elitpark’ta16 Temmuz 2013
İskilip'teki Tavuk Ölümleri ile İlgili Açıklama01 Haziran 2013
“Sigara dünyada ikinci ölüm sebebidir”31 Mayıs 2013
Gögüs Cerrahisi Kliniğinde bir ilk16 Mayıs 2013
Kafkas’tan 24 hekim müjdesi23 Nisan 2013
Karpal Tünel Sendromu uyarısı06 Nisan 2013
‘Kanser yüzyılın hastalığı’04 Nisan 2013
Hitit’te ‘Kanser’ anlatıldı04 Nisan 2013
‘Her yıl 10 milyon kişi kanser hastalığına yakalanmakta’04 Nisan 2013
Yorgunluğunuzu Atarken Kilo Almayın26 Mart 2013
‘Diyabet hastaları 2-3 saat aralıklarla beslenmelidir’17 Mart 2013
Ağız ve Diş Hastanesi’nde ‘Genel anestezi’ dönemi14 Mart 2013
Tıp Fakültesi'ne yeni atama07 Mart 2013
Özel Hastane’den ‘Damar izi kayıt sistemi’ hizmeti 03 Mart 2013
Sağlık çalışanlarının sorunları Bakan da01 Mart 2013
‘Sağlıkta ekibimizi güçlendirdik’22 Şubat 2013
Sağlıkta daha da güçlendik22 Şubat 2013
Sağlık çalışanlarına, hasta hakları eğitimi18 Şubat 2013
‘Rotavirus’ü uyarısı 17 Şubat 2013
Yücel: Çorum’da sağlık alanında bir sorun yok 13 Şubat 2013
Solunum sağlığı anlatıldı01 Şubat 2013
Gönüllü doktorlar Gine'den döndü11 Ocak 2011
‘Çorum’da sağlığı daha iyi noktaya taşıyacağız’11 Ocak 2011
MHRS Çorum kotaları artırıldı09 Ocak 2011
Kafkas: Türkiye sağlıkta model ülke haline geldi08 Ocak 2011
Anadolu’dan Afrika’ya şifa eli 26 Aralık 2012
Onko-Sav’dan, “Sağlık beslenme” semineri 25 Aralık 2012
Ruh Sağlığı, 255 hastaya hizmet verdi 20 Aralık 2012
Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi 1 yaşını kutluyor20 Aralık 2012
Çorum da bir ilk!.. Astım ve sedefe tuz tedavisi13 Aralık 2012
Meclis 3 gün hastalığını inceleyecek 06 Aralık 2012
Lösemili çocuklar hünerlerini sergiledi05 Kasım 2012
Astım bronşit ihmale gelmez16 Ekim 2012
REFLÜ HASTALIĞI 15 Ekim 2012
Neden esneriz?11 Ekim 2012
Karnından çıkan ur şaşırttı10 Ekim 2012
Alerjinin asıl sebebi belli oldu10 Ekim 2012
Hastalar için 4 yeni birim hizmette09 Ekim 2012
Çocuk sahibi olamayanlara iyi haber 08 Ekim 2012
Zatürre ihmale gelmez!06 Ekim 2012
Diyaliz hastalarına müjde02 Ekim 2012
Bir kilo 9 hastalığa kapı açıyor!01 Ekim 2012
Spor Yapmanın Faydaları29 Eylül 2012
Kınıklı'ya başarı operasyon28 Eylül 2012
KIZILAY’DAN ALACA’DA KAN BAĞIŞI28 Eylül 2012
Uzman Doktor Özel Hastane ailesine katıldı24 Eylül 2012
KKKA virüsü bulaşan Dr. Mustafa Bilgiç hayatını kaybetti24 Eylül 2012
Tabletli dönem başladı 21 Eylül 2012
‘Diş hekimliğinde sayımız yetersiz’19 Eylül 2012
Kafkas, Osmancık Devlet Hastanesi inşaatını inceledi18 Eylül 2012
20 ilde uygulanmaya başlandı17 Eylül 2012
Haşere ile mücadelede ilaçlamaya dikkat!11 Eylül 2012
Renkli başlangıç04 Eylül 2012
Tütüne dair sağlık harcamaları: 3 milyar31 Ağustos 2012
Sağlık Müdürlüğü’nden “ambulans” açıklaması 30 Ağustos 2012
Proje 2 ay sonra tamam30 Ağustos 2012
Diş sigorta kapsamına giriyor10 Ağustos 2012
İlaçta +18 dönemi03 Ağustos 2012
Kan şekeri düşen tatlıcıya koşuyor01 Ağustos 2012
Evde sağlık hizmetinden faydalanılmalı23 Temmuz 2012
Kafkas'tan önemli açıklama23 Temmuz 2012
Kafkas hastaları ziyaret etti23 Temmuz 2012
Gebelik Okulu sona erdi21 Temmuz 2012
Ek bina bayram sonu açılabilir19 Temmuz 2012
Doktorlara müjde18 Temmuz 2012
Bu karar cafeleri üzecek14 Temmuz 2012
Kene hakkında ilginç iddia13 Temmuz 2012
Fırınlar müstakil bir yerde olacak12 Temmuz 2012
Sigorta da rekor kırdık11 Temmuz 2012
Elitpark güçüne güç katıyor04 Temmuz 2012
Kanserde tanı ve tedavi yöntemleri anlatıldı28 Haziran 2012
Sağlıklı ekmekler 1 Temmuz'da sofralarda25 Haziran 2012
Devlet Hastanesi’nde tüm branşlar olacak24 Haziran 2012
Özel Hastane’de KBB branşı hizmete açıldı24 Haziran 2012
Sağlıkta müjde Kafkas'tan geldi23 Haziran 2012
Diş Sağlığı Merkezi kabuğuna sığmıyor22 Haziran 2012
6 ayda 85 bin kişi muayene oldu22 Haziran 2012
KALP HASTALARINA ‘SICAK HAVA’ UYARISI19 Haziran 2012
Gebelik Okulu başladı16 Haziran 2012
Devlet Hastanesi'nden ‘Gebelik Okulu’ projesi07 Haziran 2012
Hastaların Ankara çilesi sona erecek31 Mayıs 2012
Sağlık Bakanlığı Çorum'da kene seferberliği başlattı 25 Mayıs 2012
Sağlık çalışanlarına saldırıyı kabullenemiyoruz15 Mayıs 2012
Nükleer Tıp ve ESHM hizmette15 Mayıs 2012
Sağlık Bakan Yardımcısı Agâh Kafkas, Çorum Eczacılar Odası'nı ziyaret etti. 15 Mayıs 2012
Engelliler araçlarına kavuştu11 Mayıs 2012
Engellier Haftası bugün başlıyor10 Mayıs 2012
Sahte dondurmadaki büyük tehlike08 Mayıs 2012
14 öðrenci sütten zehirlendi03 Mayıs 2012
Yorgunluðun en temel sebepleri02 Mayıs 2012
Kene kabusu döndü!01 Mayıs 2012
Fazla su içmek de hasta ediyor30 Nisan 2012
Yeterli uzman hekim olan mevcut bir ilimiz yok28 Nisan 2012
Ayak problemlerini ciddiye alýn28 Nisan 2012
Mobil Eczane sistemi yaygýnlaþacak25 Nisan 2012
Vali Çakýr dan doktorlara baþsaðlýðý20 Nisan 2012
Çürük meyvedeki TEHLÝKE!20 Nisan 2012
Doktorlar saldýrýyý kýnadý19 Nisan 2012
Çikolata meyve suyundan yararlý çýktý17 Nisan 2012
Saðlýkta devrim gerçekleþtirdik14 Nisan 2012
Ýlaçlarýn yüzde 6 sý sahte14 Nisan 2012
KKKA dan 5 kiþiden biri hayatýný kaybediyor13 Nisan 2012
Yorgunluðu azaltmanýn yollarý13 Nisan 2012
Yanýða buz koymayýn!12 Nisan 2012
Çaðýn yeni hastalýðý: Nomofobi11 Nisan 2012
Dikkat soðaný yaðda kavurmayýn!10 Nisan 2012
Karpal Tünel Sendromu ve tedavisi09 Nisan 2012
Göbekten kurtulmanýn yollarý!09 Nisan 2012
Kanseri kaleme döktüler07 Nisan 2012
Nasýr hastalýðýna son!04 Nisan 2012
‘Kanserle mücadelede iyi bir noktadayýz 04 Nisan 2012
Elitpark tan kanser hastalarýna moral 04 Nisan 2012
Mutluluðun sýrrý bulundu!04 Nisan 2012
Doktorlara hasta kotasý03 Nisan 2012






Üye Paneli
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum


 

Sayfalar
Takvim
Bugünkü Gazeteler
Anasayfa | Gazeteler | Foto Galeri | Video Galeri | Sohbet Odası
CH